18 04 2007

SEVİLMEK İÇİN RANDEVU

Kapidan içeri girer girmez neseyle bagirdi:
>'Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu? '
>'Görmüyor musun? Telefonla konusuyorum.'
>Hiç kimsenin sevdigi sey birbirine benzemiyordu.
>Annesi telefonu, babasi arabayi seviyordu.
>Hersey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu
>oldugunda. Bir de eve misafir gelecek oldu mu
>kendisine hiç yer kalmiyordu.
>Nerelere gitsindi?
>Annesi kapatti telefonu. Mutfaktan tencere kasik
>sesleri geliyordu. Kosarak yanina gitti.
>'Sana yardIm edeyim mi? ' dedi en sevimli
>halini takinarak. Annesi manali manali bakti.
>'Hayirdir. Bir yaramazlik filan. Bak bir de
>  seninle ugrasmayayim. Çok yorgunum zaten.'
>Yorgunluk nasil bir seydi. Bazen elinde oyuncagiyla
>uykuya daldiginda anneannesi oyuncagi yavasça elinden
>alir 'Nasil yorulmus yavrucak. Uykunun gül kokulu
>kollari sarsin seni.' diyerek alnina bir öpücük
>konduruverirdi. Yorgunluk gül kokulu bir uykuya
>dalmaksa eger, ne diye annesi kendisiyle böyle kizgin
>kizgin konusuyordu.
>'Annecigim, yoruldugun zaman gül kokulu uykulara
>  dalarsin. Anneannem öyle söylüyor.'
>'Uykuya dalayim da gül kokulari kusur kalsin.
>  Yorgunluktan ölüyorum.'
>Bu kelimeden nefret ediyordu.
>Yorgunum.
>Yorgun oldugumdan.
>Böyle yorgun yorgunken...
>'Annecigim, sen yorulma diye...'
>'Yemekte konusuruz çocugum.
>  Bankada isler yetismedi. Baban gelene kadar
>  bunlari bitirmem lazim. Hadi, sen oyna biraz.'
>'Hani siz yoruluyorsunuz ya...'
>'Eeee....'
>'Ben de oynamaktan yoruluyorum.'
>'Ne yapayim ? '
>'Bilmem...'
>Yapilmamasi gerekenleri biliyordu da büyükler,
>yapilmasi gerekenleri hiç bilmiyorlardi.
>
>Isiklar söndü birden.
>Annesi öfkeyle söylenmeye basladi.
>'Mum da yok' diye diye karistirdi dolaplari el
>yordami.  Çocuk sirtüstü yatip, anneannesinin
>köyünü düsündü.  Gaz lambasinin isiginda
>deli tavsan masalini anlatisini.
>Deli tavsanin duvardaki aksini getirdi gözlerinin
>önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birlestirip isaret
>parmaklarini yukari kaldirarak tavsan kafasi yapti.
>'Bak, deli tavsan.' diyerek parmaklarini oynatti.
>Yoldan gecen arabalarin farlari duvardaki tavsana
>yol açti. Tavsan alabildigine hür dolasti sagda solda.
>Otlarla kuslarla konustu. Sonra yorgun düstü.
>Duvardaki görüntü o minik avuçlarin açilmasiyla
>kayboldu. Kolu yavasça kanepeden asagi sarkti.
>
>Neden sonra isiklar geldi.
>Kadin çocugun hiç konusmadigini akil etti birden.
>Kanepeye kostu. Küçücük dizlerini karnina dogru
>çekerek uykuya dalmisti. Masanin üstündeki dosyalara
>bakti igrenerek. Dindirilmez bir pismanlik doldurdu
>içini. Uyandirmaktan korka korka küçük alnina bir
>öpücük kondurdu.
>Çocuk sanki bu öpücügü bekliyormusçasina,
>'Isin bitince beni sever misin, anne? ' dedi.
>Kadin, sevilmek için randevu alan çocuguna
>bakarak sabaha kadar agladi.
>
>   (Yazari bilmiyorum)

8
0
0
Yorum Yaz