31 07 2013

YOĞURT ALIRKEN BU RAKAMLARA DİKKAT EDELİM..!

Yoğurt satın alırken sadece son kullanım tarihlerine bakıyorsanız, size bir uyarımız var Yoğurt kapları tehlike mi saçıyor ? Aldığınız yoğurtların plastik kaplarındaki rakamlar size mesaj veriyor. Yoğurt kabınızın altında 5 rakamı varsa içiniz rahat olsun ama hiçbir rakam yoksa sağlığınız tehlikede ! Marketlerden aldıkları yoğurtların plastik kaplarının altındaki işaretlerde rakam yazmadığının farkına varan tüketiciler sikayetvar.com’a gönderdikleri şikayetlerle bu rakamların önemine dikkat çektiler. Gelen şikayetler üzerine uzmanlar da “Plastik kapta bulunan yoğurtları almadan önce ilk işiniz altında bulunan numarayı kontrol etmek olmalı. Üçgen işareti içindeki rakamlar size sağlığınız hakkında mesaj veriyor. ‘5’ rakamı şişe kapakları, içecek kamışları, biberon, yoğurt kaplarında kullanılır ve zararsızdır” diyerek hem firmaları hem de tüketicileri uyardı. SADECE SON KULLANMA TARİHİNE BAKIYORSANIZ DİKKAT! Tüketiciler şikayetlerini “Bir sağlık uzmanının uyarısı üzerine aldığım yoğurtun kabının altındaki işaretleri inceledim. Hepsinin bir anlamı varmış. Kabın altına veya yanına baktınız zaman bir üçgen göreceksiniz. Üç oktan oluşan bir üçgen. Bu geri dönüşüm işaretidir. O üçgenin içinde bir sayı yazar. Benim yoğurt kabımda üçgen içinde rakam yoktu. Eğer ürünün altında hiçbir rakam yoksa aman dikkat almamaya dikkat ederim ama bugün aceleyle aldığım bir yoğurtta bu işaret yoktu. Sağlıklı plastik olması açısından bu işaretin içinde 5 rakamı yazmalıymış. Mesajımı okuduğunuzda, tercihiniz olan markanın kabının altına bir bakmanızı öneririm.” şeklinde dile getirerek uyardılar. NELERE DİKKAT ETMELİ? “Plastik türünün sağlığa zararlı olup ol... Devamı

06 02 2013

VÜCUT SU KITLIĞI ÇEKTİĞİNDE

     * Vücut su kıtlığı çektiğinde kandaki suyu kullanırsa, yüksek tansiyon hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde omurlardaki suyu kullanırsa, bel ve boyun fıtığı hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde kemiklerdeki suyu kullanırsa, gut - artrit gibi romatizmal hastalıklara yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde akciğerdeki suyu kullanırsa, astım hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde pankreastaki suyu kullanırsa, şeker hastalığına yakalanırız. * Vücut su kıtlığı çektiğinde midedeki suyu kullanırsa, ülser hastalığına yakalanırız. * Bağırsaklarda su eksilirse, kabızlık meydana gelir ve kolon kanseri olma tehlikesi yaşarız. * Hücrenin su eksikliği çok artarsa, beynimiz hücreye oksijen göndermeyi keser. Oksijen kesilmesi sonucunda da hücre kanserleşme sürecine girer .   (alıntıdır) ... Devamı

21 10 2012

ZENCEFİL ŞURUBU.. çocuklarınıza VEREBİLECEĞİNİZ DOĞAL İÇECEK

ZENCEFİL ŞURUBU.. çocuklarınıza VEREBİLECEĞİNİZ DOĞAL İÇECEK |  görsel 1

    Bu günlerde çocuklarınıza bile rahatlıkla verebileceğiniz doğal takviye : Malzemeler: 1 adet orta boy kavanoz kavanozun yarısını dolduracak kadar taze zencefil 1 limon (dilimlenmiş) yeteri kadar bal Hazırlanışı: Zencefilin kabuklarını soyun ve incecik (jülyen doğrama) dilimleyin. Kavanoza yerleştirin ve limonları da ilave edin. Üzerine balı ekleyin. Kapağını sıkıca kapatın ve buzdolabına kaldırın. Kullanırken; bir çay bardağına 1 dilim limon, zencefil şurubundan bir ya da iki yemek kaşığı koyun ve üzerine sıcak su ekleyerek karıştırıp için.  Sıcak olarak içtiğiniz gibi aynı miktardaki karışıma soğuk su ya da soda ekleyerek de içebilirsiniz. Karışım buzdolabında 2-3 ay bekleyebilir. Sonbaharla birlikte gribal hastalıklarda evlerin baş köşesine yerleşmeye başladı bile. Ateş, burun akıntısı, boğaz ağrısı derken ardından gelen öksürüğü kesmek en uzun süreçtir. Hazırlayacağınız şurubu soğuk algınlığına yakalanmadan önce çay gibi ailece günde bir fincan içebilirseniz koruyucu özelliğinden yararlanır, sonrasında ise öksürüğe karşı doğal tedavi olarak kullanabilirsiniz. Ayrıca araç tutmasından ya da mide üşütmelerinden kaynaklanan bulantılara karşı da çok etkili.. alıntıdır... ... Devamı

16 10 2012

salatalık

salatalık |  görsel 1

Bunları okuduktan sonra salatalığa çok daha farklı gözle bakacaksınız! Bir süre önce bu bilgiler "The New York Times" gazetesinde yayımlandı. 1. Salatalık, günlük ihtiyacınız olan birçok vitamini içerir. Tek bir salatalıkda Vitamin B1, Vitamin B2, Vi tamin B3, Vitamin B5, Vitamin B6, Folik Asit, Vitamin C, Kalsiyum, Demir, Mağnezyum, Fosfor, Potasyum ve Çinko ihtiva eder. 2. Öğleden sonra yurgunluk mu hissettiniz? Kahveyi, çayı, soğuk içecekleri bir taraf bırakın ve bir Salatalık yiyin. Salatalık iyi bir B vitaminler ve Karbohidratlar kaynağıdır ve yediğinizde saatler sürecek yorgunluğunuzu kısa bir sürede ortadan kaldırır. 3. Banyo veya duştan sonra aynanızın buğulanmasından şikayetçi misiniz? Bir salatalık dilimini alıp aynayı ovun. Hem buğulanma yok olacak hem de pırıldayan bir aynaya ve nefis bir kokuya sahip olacaksınız. 4. Haşereler bahçenizi veya saksı bitkilerinizi mahvediyor mu? Bahçeniz için bir aluminyum tabağa (ya da aluminyum folyoya) hıyar dilimlerini koyup, ortada bir yere yerleştirin. Saksılarınıza ise birkaç dilimi toprağın üzerine yine aluminyum tabak veya folyo ile yerleştirin. Bütün mevsim haşerelerden kurtulacaksınız.salatalıkdaki kimyasallar aluminyum ile etkileşerek insanların algılayamadığı ama haşereleri deli eden bir koku yayar ve onların ortadan kaybolmalarına neden olur. 5. kırışıklıklara da iyi gelir (özellikle de göz civarındaki). 6. Özellikle diyet yapanlar, açlık dürtünüzü ortadan kaldırmak mı istiyorsunuz? salatalık yiyin. 7. Evinizde ayakkabı boyanız mı kalmadı? Taze kesilmiş bir salatalık ile ayakkabınızı ovalayın. İçerdiği kimyasallar ayakkabınıza hem harika görünen bir parlaklık verir hem de deriyi su geçirmez hale getirir. 8. Evinizde bir kapı, pencere ya da benze... Devamı

15 10 2012

LİMONU BUZLUĞA KOYUN...

LİMONU BUZLUĞA KOYUN... |  görsel 1

  Dondurulmuş limonun şaşırtıcı faydası Bunların tamamı donmuş limondadır. Restoranlardaki çoğu bilinçli tüketiciler limonun tamamını kullanır veya tüketirler, hiç bir kısmını ziyan etmezler. Ziyan etmeden limonun tamamını nasıl kullanırsınız? Basit... Limonu (yıkayıp) buz dolabınızın buzluk bölümüne koyuyorsunuz. Donduktan sonra mutfak rendesini alıp limonun tamamını rendeleyebilirsiniz. Soymanız falan gerekmiyor. Rendelenmişini yemeklerinizin üzerine serpebilir, sebze salatasına, dondurmaya, çorbaya, makarnaya, makarna sosuna, suşiye, balık porsiyonlarına katabilirsiniz.  Yemeklerin tamamı, daha önce hiç tatmadığınız mükemmel bir lezzet kazanacaktır.  Büyük olasılıkla, limon denince sadece limon suyu ve vitamin C aklınıza gelir. Sadece bu kadar olduğunu düşünürsünüz. Artık limonun gizemlerini öğrenince onu kupada içeceğiniz hazır çorbalarınıza bile katabileceksiniz. Limonun tamamını kullanmanın, bir kısmını ziyan etmeyip yemeklerinize yeni bir lezzet katması dışında asıl avantajı nedir? Rendelenmiş limonunuz, limonun sadece suyunda bulunandan 5 veya 10 kat daha fazla vitamin içerir. Ve evet, şimdiye kadar bunu kaybediyordunuz. Ama bundan sonra, tüm limonu dondurmak gibi basit bir işlem sonrasında, onu rendeleyip yemeklerinizin üzerine serperek tüm besleyici özelliklerini kullanıyor olacak, yani daha sağlıklı besleniyor olacaksınız. Ayrıca rendelenmiş limonun dinçleştirici ve vücuttaki toksinleri giderici etkisinden yararlanacaksınız. İşte bunun için limonunuzu buzluğa koyun, donsun ve her gün yemeklerinizin üzerine rendeleyin. Böylece, yiyecek ve içeceklerinizi daha leziz hale getirip daha sağlıklı ve uzun yaşamın anahtarını kullanıyor olun! İşte limonun gizemi budur! Geç bile olsa başlayın, Hİ&... Devamı

23 10 2010

Karbonatın mucizeleri..

  * Evinizdeki halıları süpürseniz de silseniz de zamanla kokmaya başlar. Halı yıkamacılara verdiğiniz halı bilin ki, en kötü kimyasal deterjanla, yerlerde araba yıkanır gibi yıkanmaktadır. Oysa kokuyu çıkarmak için şunu yapabilirsiniz. Bir iki avuç karbonatı halının her tarafına serpin ve 1–2 saat bekledikten sonra elektrik süpürgesi ile iyice süpürün. Halınızdaki o kötü kokudan eser kalmayacaktır.   * Buzdolabınızdaki kokuyla baş edemiyorsunuz. Bütün yiyecekleri dışarı çıkar, sil, süpür, kurula vs. uğraşmak istemiyorsanız bir kâse karbonatı buzdolabının bir köşesine koyun. 4-5 günde bir karıştırın. Kötü kokuların gittiğini göreceksiniz. Ayrıca dolapta sakladığınız meyve sebzeler üzerinde koruyucu bir etkisi olacaktır karbonatın.   * Halı, koltuk, elbise üzerine yağ mı damladı? Panik yapıp, deterjana saldırmayın! Çünkü deterjan leke olan bölgenin rengini açıp renk dokusunu bozacaktır. Bunun yerine yağ lekesinin üzerine karbonat dökün ve üzerini hafifçe ıslayın. 1–2 saat bekledikten sonra silin. Yağ lekesinden eser kalmayacaktır. Zira suyla birleşen karbonat yağları söküp atan doğal bir sabun haline gelir.   * Mutfak tezgâhınızın mermerlerini ve fayanslarını limonlu karbonat ile ovun ve durulayın. En güzel temizleyicidir. Kimyasal deterjan kalıntısı kalmadığı için üzerine meyve- sebzelerinizi, ekmeğinizi rahatlıkla koyabilirsiniz.   * Kirli lavabolarınız için krem deterjanlar yerine... Devamı

15 10 2010

grip ve soğan

  GRİP” için bir “Eski zaman” öyküsü…  “1919 yılında, Dünyada 40.000 milyon kişinin “Grip”ten öldüğünde, bir Doktor birçok çiftçiyi Griple mücadelede yardım amacıyla ziyaret eder.Birçok çiftçi ve ailesi Grip kapmıştır ve birçoğu ölürler.  Doktor ziyaretlerine devam eder ve bir sürprizle karşılaşır, ziyaret ettiği bir çiftçi ve ailesi çok sağlıklıdır.Doktor böyle olabilmesi için aileye herkesten farlı ne yaptıklarını sorar ve cevaben çiftçinin hanımı odaya , bir tabak içine “soyulmamış” bir “SOĞAN” koyduklarını (muhtemelen diğer odalarada) söyler.Doktor buna inanamaz ve bu “soğan” lardan birini alarak Laboratuvarda Mikroskop altına koyarak inceler ve “soğan” ın içinde “Grip” virüsünü görür.”Soğan” açıkça “Grip” bakterisini absorbe etmiş, emmiştir ve bu sayede de aile sağlıklı kalmıştır.  Evet, ben bu hikayeyi Kuaförümden duydum.O, bana yıllar önce birçok çalışanının “Grip” olduğunu ve böylece müşterilerinin de “Grip” kaptığını anlatmıştı.Gelen yılda o, dükkanına çukur bir tabak içinde bir “SOĞAN” yerleştirir.Ve büyük bir sürpriz yaşar, o yıl hiçbir personeli “Grip” olmamıştır.O işe yaramıştır…(hayır, şimdi o sanıldığı gibi bir “soğan” işinde değildir)  Bu öyküden alınacak ders, bir miktar “soğan” almanız ve evinizin çevresinde biryerlere yerleştirmenizdir. Ne olduğunu görmek için onu deneyin.Biz geçen yıl onu denedik ve asla “Grip” olmadık.  Eğer o sizi ... Devamı

03 10 2010

SU GİBİ OL

Şimdi sen su olduğunu düşün. Su kadar özel,  su kadar faydalı ve su kadar çok... Tükenmez...  İnanıyorum ki, gerçekten de öylesin. Ama ister çesmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak, dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın. Yani; seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın...  Unutma! Daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin... Gürültünün parçası olursun sadece. Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir. Çünkü; su nasılsa burada, lüzum yok ki suyu kana kana içmeye diye düsünürler...  Aynen, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!  Ormandaki hiç bir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye kadar. Hepsi, hep sabahın en sakin anını bekledi suyun durgun yerlerini bulabilmek için, gittiler ve sakin sakin ihtiyaçlarını giderdiler. Onlar için en uygun olan ve kendi istedikleri zamanda...  Sen, hep bir su olduğunu düşün. Su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi vazgeçilmez...  Ve su gibi hayat kaynağı olduğunu düşün. Ama su gibi yaşatıcı ol, su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..  Sen bir su ol... Ama rahmet ol, afet değil!  Su isen tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme, sana felaket denmesin!  Su isen bir bardağa sığabil ki; damarlara giresin!..  Su yüce Allahın insanlar için yarattığı en büyük nimetlerden biri... Suya benzediğini unutma! Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi faydalı, su gibi lüzumlu ve su gibi bitmez, tükenmez olduğunu da unutma.  Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de kiya... Devamı

19 07 2010

Sıktıgınız Limonları Atmayın

   sıktıgınız Limonları Atmayın ** Değersiz olarak gördügünüz limon kabuklarını güneşli bir yere koyup kurutursaniz, iyi bir temizleme aracına sahip olursunuz. Bu kurumuş kabuklarla, özellikle isli ve yağlı mutfak esyalarinizi ovarken, şaşırtıcı sonuçlar alırsınız.  Limon Kabuklarını sofralarınızı ışıldatan kucuk mumlara çevirebilirsiniz...  Misafirlerinizi degisik tarzlarla şaşırtın  Limonu ikiye bölüp içini kullandıktan sonra temizleyin. Her bir limon icin 2 tane tealight mum kullanın. Birincisini kabuğun ortasina koyun, diğerini de eritip içine dökün. Mumu eritmek için eski kucuk işe yaramayan tava tarzinda malzeme kullanilmasi uygun olur. ** ayrıca limon kabukları bulaşık makinasının içine koyup, bulaşıkların ve makinanın hoş kokmasını sağlayabilirsiniz... ** limon kabuklarını sıktıktan sonra lavabonuzun içindede bulundurabilirsiniz. bulaşıktan sonra ellerinizi bu limonlarla ovun hem tırnaklarınızın kırılmasını önlersiniz hemde bulaşık sonrası elde kalan hoş olmayan koku çözülmüş olur ;) ... Devamı

30 04 2010

1- Diş macununu ıslatmayın... 2- Kalp krizi ve Aspirin ( ÖNEMLİ

  1-Diş macununu ıslatmayın   Diş macununu ıslatmayın Türkiye, ağız-diş sağlığı konusunda sınıfta kalan ülkeler arasında ilk  sıralarda... Doğru bilinen yanlışlar ve önemsenmeyen detaylar ağız sağlığının  bozulmasına neden oluyor. Yemeklerden hemen sonra dişleri fırçalamak besinlerdeki asitlerin ağızda  dağılmasına neden olduğu için dişleri zayıflatıyor. Dişleri yemeklerden en  AZ bir saat sonra fırçalamanın daha uygun olduğunu söyleyen Memorial  Etiler Tıp Merkezi Diş Hastalıkları Bölümü'nden Dt. Hacer Esved  Alireisoğlu, Türkiye'de ağız ve diş sağlığına yeterince önem verilmediğini  söyledi ve bu konuda sık yapılan hataları şöyle sıraladı:     DİŞ MACUNUNU ISLATMAYIN Diş macununun bilinenin aksine suyla ıslatılmaması gerekir. Islanan diş  macunu etken maddesini kaybeder. Diş macunu leblebi tanesi büyüklüğünde  kullanılmalıdır. Unutmayalım ki diş macunu sadece diş fırçalamayı  kolaylaştırıcı bir ajandır. "NE KADAR UZUN FIRÇALARSAM O KADAR İYİ" DİYE DÜŞÜNMEYİN Diş temizliği hakkında bilinen yanlışlardan biri de dişleri uzun süre ve  sert şekilde fırçalayarak daha çok bakteri öldürüldüğü inancıdır. Yapılan  araştırmalar iki dakikayı aşan fırçalamanın daha çok bakteri öldürmediğini  gösteriyor. Dişlerin günde en AZ bir kez iki dakika süreyle çok sert  olmadan fırçalanması ve diş ipi kullanımıyla ideal bir diş temizliği  sağlanabilir. Sigara, çay ve kahve tüketimi fazla olanlarda meydana gelen  dil pası kokuya neden olabilir. Bu durumda dişler fırçalandıktan sonra... Devamı

14 04 2010

ÇOK BASİT BİR SAĞLIK UYARISI...

  Mümkünse, her sabah veya akşam, günde bir kez olabilir, sert bir zemin üzerinde çıplak sağ ve sol ayak üzerinde, GÖZLERİNİZ KESİN TAM KAPALI her iki kolunuz yanlara T şeklinde açık, yaklaşık 30 sn.'de 100'e kadar, tek ayak üzerinden "sesli" sayarak DENGE'de durma eğitimine vücudunuzu ve beyninizi mutlaka ACİL alıştırınız.   İlk bir hafta sayamamanız çok normal. İlk bir haftadan sonra, 100'e kadar sayarak bu eğitime vücudunuzu alıştırırsanız, ileride kesinlikle ALZAYMIR konusunda sorun yaşamazsınız.   Kaynak: Amerika'da yaşayan Kalp cerrahı Prof. Dr. Mehmet ÖZ   Huzurlu ve Kaliteli yaşamanız, "en az 100 yaşınıza kadar, her konuda birlikte sağlıklı yaşlanabilmemiz dileğiyle..."   ÖZEL NOT: Lütfen, olabildiğince fazla, özel dostlarınızla bu çok basit bilgiyi paylaşıp, kendilerini bilgilendiriniz. .. Şu an olmasa bile, yıllar sonra özel dostlarınızın dualarını sürekli alırsınız... TEŞEKKÜRLER... ... Devamı

05 11 2009

YAŞLANDIKÇA ZENGİNLEŞTİĞİNİZİ BİLİYOR MUSUNUZ???????????

YAŞLANDIKÇA ZENGİNLEŞTIGINIZI BILIYOR MUSUNUZ???????????   Uzunca bir süreden beri SAÇLARINIZDA GÜMÜŞ,  DİŞLERİNİZDE ALTIN,  BÖBREKLERINIZDE TAŞ,   KANINIZDA ŞEKER,  AYAKLARINIZDA KURŞUN,  DAMARLARINIZDA DEMIR  birikiyor.  Sonu gelmez bir “TABİİ GAZ” stoku da cabası.    Böyle bir servete sahip olduğunuzun farkında mıydınız???? Devamı

27 10 2009

DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler

Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır. Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB. 20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır. Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır. Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır. DOMUZ GRİBİ’nden korunmak için basit fakat etkili önlemler. Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri,  ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır.  Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir. Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonları n gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz. 1.      Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir) 2.     “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız. 3.     Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanı z listerin kullanınız).   H1N1 &lsquo... Devamı

21 09 2009

menüsküs ameliyatım

bu aralar blog ziyareti yapamıyorum..sağ dizim çok ağrımaya ve bacağım geriden yürümeye başladı..hareketlerim zorlandı..aynı sorunu 4 yıl önce sol bacağımdada olmuştu ve ameliyat olmuştum.doktorumda yapılan tetkikler sonucu hemen ameliyat dedi bende bayram sonrası olsun dedim ..çarşamba günü Allah kısmet ederse ameliyatımı olcağım .. dualarınızı esirgemezsiniz..değilmi..sevgilerimle...                              menüsküs: Genel olarak sporcu yaralanması olarak bilinen ve sporcularla özdeşleşen menisküs yırtılması, aslında dikkat etmediği takdirde ev hanımlarının dahi başına gelebilecek bir rahatsızlık. Küçük bir zorlanma, düşme, çarpma, şiddetli bedensel egzersizler, aşırı gerilme gibi hareketler sonucu ortaya çıkan rahatsızlık, erken tedavi edilmemesi durumunda kıkırdak hasarına ve kireçlenmeye yol açabiliyor. Diz ekleminde C ve O şekliyle uyluk ve baldır kemikleri arasında yer alan kıkırdak kıvamında eklem içi yapılar olan menisküs, vücutta eklemleri korumak, uyum ve sıklığını artırmak, beslenmesine yardımcı olmak gibi görevleri de üstleniyor. Menisküsün çeşitli sebeplerden dolayı zedelenmesine, yırtılmasına ve ezilmesine menisküs yaralanması adı veriliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanları küçük de olsa, zorlanma, düşme, çarpma, şiddetli bedensel egzersizler, dizin uyluk altında aşırı iç ve dış dönmesi ya da merdiven çıkarken oluşan aşırı gerilme hareketlerinin her zaman yırtığın oluşmasına yol açabileceğini vurgulandı, özellikle ev hanımlarının temizlik yaparken ve yer silerken dizlerine aşırı ağırlık uyguladıklarını, bunun sonucunda da dizde yıpranmaların meydana geldiğini söyle... Devamı

02 03 2009

Yemekten sonra mutlaka....

Yemekten sonra mutlaka sicak birseyler içiniz... Bu yazı sadece öğünlerden sonra sıcak su içme konusuna değil kalp krizi risklerine değinmektedir. Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler. Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik.Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size hitap ediyor. Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir. Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve yavaş bir şekilde sindirilir. Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir. Bir kısmı bağırsağa yapışır.Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar. Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir. Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi - Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuşması değildir. Çenedeki şiddetli ağrıların da farkında olun. İlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleşmez. (Daha önce mutlaka göğüs ağrınız olmuştur) Mide bulantısı ve şiddetli terleme de önemli kalp krizi belirtilerindendir. Kalp krizi geçiren insanların %60 ı uyurken ölür.Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir. Lütfen dikkatli olun ve olanların farkına varın. Bir kardiyoloji uzmanı diyor ki; Eğer bu mesajı okuyan herkes arkadaşları ile paylaşırsa  bir hayat kurtarır. Bu nedenle bu mesajı tüm önemsediğiniz arkadaşlarınızla paylaşın....   ... Devamı

04 01 2009

112-imdat- Çok önemli bir bilgi - lütfen not ediniz !

Kaybolanın imdadına '112' yetişiyor* Türkiye'de iki hafta önce herkesin yüreğini burkan talihsiz bir olay yaşandı. Uludağ'da kayak yaparken yolunu kaybeden gencin donarak hayatını kaybetmesi, bütün ülkeyi üzüntüye boğdu. Cep telefonundan ailesi ve arkadaşlarını aramasına rağmen kayıp gencin yeri ancak 10 saatte tespit edilebilmişti. Sinyal takibi için savcıdan izin alma mecburiyeti, gecikmeye gerekçe gösterildi. Ancak bütün bunlar yaşanmayabilirdi. Çünkü anında adres tespiti yapılmasına imkân tanıyan bir sistem var. Ama bilinmediği için kimse faydalanamıyor. Herhangi bir sebeple 112 Sıhhi İmdat, 155 Polis İmdat veya 156 Jandarma İmdat'ı sabit hat veya cep telefonuyla ararsanız iki daki-ka içinde bulunduğunuz nokta belirleniyor. Üstelik savcı izni gibi bürokratik engeller de yok. Buna imkan tanıyan düzenleme 3 ay önce yasalaştı. 10 Kasım 2008'de yürürllüğe giren Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 31. maddesi, acil numaraları arayan kişiye ait yer tespit bilgisinin, telefon operatörleri tarafından ilgili birime anında aktarılmasını öngörüyor. Yani Uludağ'da kaybolan Ümit Özgen (21), arkadaşları yerine 112'yi arasaydı, daha çabuk kurtarılabilirdi. Telekomünikasyon Kurumu, konum belirleme imkanının kaybolan kişilerle sınırlı olmadığını vurguluyor. Yangından sağlık sorunlarına, trafik kazasından gasba kadar hangi sebeple olursa olsun acil numarayı arayan herkese çok kısa sürede ulaşmak mümkün. Bunun için şu numaralardan birini çevirmek kafi: 110 Yangın İhbar, 112 Sıhhi İmdat, 151 Kıyı Emniyeti, 155 Polis İmdat, 156 Jandarma İmdat, 157 İnsan Ticareti Mağdurlarına Yardım ve İhbar Hattı, 158 Sahil Güvenlik, 159 Alo Karayolları, 168 Türk Kızılayı ve 177 Orman Ya... Devamı

19 02 2009

KAKTUS... ve RADYASYON....

                                                           Kaktüs !  Bu dikenli bitkinin ne işe yaradığını ne için yaratıldığını bileniniz varmı ?  Yok tabi unutmayın ki dünyadaki herşey bi amaçla yaratılmıştır. Mesela kaktüs radyosyonu emmekte bu yüzden en büyük nükleer santral yakınlarında tonlarca kaktüs bulunmakta ayrıca geçenlerde istanbulda bir banka şubesi tam 250 adet kaktüs siparısı verdı ne için bilgisayarların yanına koymak için herkes evinde hatta her odada mutlaka kaktüs bulundurmalı .                         ... Devamı

03 10 2008

sağlık

  Telefona SOL kulağınla cevap ver   Günde İKİ kere kahve içme   SOĞUK su ile hap alma   Akşam 8'ten sonra YEMEK yeme   Tükettiğin YAĞLI gıdaların miktarını azalt   Sabahları daha çok akşamları daha az SU iç   Cep telefonu BATARYAları ile mesafeni uzak tut   UZUN süre kulaklık takma   Gece 10 sabah 6 en ideal uyuma saatleridir   Uyku öncesi İLAÇ aldıktan sonra hemen uzanma   Şarjın SON çizgiye inmiş kadar az olduğunda telefona cevap verme,             radyasyon 1000 kat       fazladır. Devamı

03 09 2008

Su damacanaları öldürüyor

Bir dahaki sefer su satın alırken evinize gelen plastik damacananın altına dikkatlice bakın.   Eğer  damacananın altında üçgen geri dönüşüm logosu içinde 3 veya 7 rakamını görüyorsanız bu damacanalar sağlığınız açısından tehlike yaratıyor anlamına geliyor. Bu geri dönüşüm işareti,  damacananın yüksek oranda kimyasal madde içerdiğini gösteriyor. Özellikle de vücuda iki kat daha fazla zarar veren 'biesphenol A' nın yüksek olduğunu gösteriyor. BPA olarak da bilinen 'biesphenol A' kalp sağlığınızı bozuyor ve diabet riskini iki kat arttırıyor. ABD'deki Peninsula Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmalar, BPA'ların karaciğer rahatsızlıklarıyla da bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. İngiltere Gıda Standartları Enstitüsü'nün açıklamasına göre gün içinde almış olduğunuz BPA miktarının vücut ağırlığınızla dengeli bir uyum içinde olması gerekiyor. Sahip olduğunuz kilo başına günde 50 mikrogram kimyasal madde 'normal değer' olarak kabul ediliyor. Yani eğer vücut ağırlığınız 60 kilogram ise gün içinde alabileceğiniz en üst limitin 3000 mikrogram olması gerekiyor. Bu rakamın üstüne çıktığınız anda kalp, diabet ve karaciğer riskiniz iki kat artıyor. Yüksek kolesterol, kan şekeri düzensizliği, yüksek kan basıncı, kanser ve nörolojik problemlerle de bağlantılı olduğu düşünülen BPA'nın vücuda zararı araştırılmaya devam ediliyor. Amerika'da sağlıklı insanlar üzerinde yapılan araştırmalarda altı yaş üstündeki her on kişiden dokuzunun risk taşıdığı ortaya çıktı. Çünkü gün içinde kullandığınız birçok plastik malzeme BPA içeriyor. BPA kimyasal maddesi bebek biberonundan plastik şişelere kadar y&... Devamı

22 03 2008

El Yıkamanın Hayati Önemi

    Her türlü mikrobun bulaşmasında araç, yeteri kadar yıkanmayan ellerdir diyen Prof. Dr. Bülent Baysal, bir günde en az 8 kez el yıkanmalıdır. Hastane personelinin ise günde 15-20 defa el yıkaması lazım uyarısında bulundu. Selçuk Üniversitesi (SÜ) Meram Tıp Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Bülent Baysal, yeteri kadar yıkanmayan ellerin, her türlü mikrobun bulaşmasında araç olduğunu söyledi. Prof. Dr. Baysal, Meram Tıp Fakültesi Hastanesinde görevli hemşirelerin, vatandaşları el yıkama konusunda bilinçlendirmek için, üzerinde ??El Yıkamak Hayat Kurtarır yazılı, yakalara iğnelenebilen küçük kağıtlar bastırıp dağıttıklarını söyledi. El yıkamak hayat kurtarır sloganının herkes için önemli olduğunu belirten Prof. Dr. Baysal, ellerin yıkanmasına gerekli önemin verilmemesinin, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Türk adetlerinde yemekten önce ve sonra el yıkandığını, ayrıca tuvaletten sonra da ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini belirten Prof. Dr. Baysal, Günde ortalama 8 defa ellerin yıkanması lazım, ancak yıkıyor muyuz? Hayır pek çoğumuz yıkamıyoruz. Oysa tüberkülozdan sarılığa kadar, el üzerindeki mikroplardan bulaşan pek çok hastalık var dedi. HASTANE ENFEKSİYONLARINA KARŞI EL YIKAMA Tıbbi personelin her girişimden önce ve sonra ellerini yıkaması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Bülent Baysal, şunları kaydetti: Tıbbi personel normal vatandaştan daha sıklıkla el yıkamalıdır. Hastane personelinin günde 15-20 defa el yıkanması lazım. Ancak bu öylesine el yıkama şeklinde değil, sabunla, bazı zamanlarda da antiseptikli malzemelerle ellerin yıkanması lazım. Bu alışkanlık, hastane enfeksiyonlarının önlenmesine ciddi katkı sağlayacaktır. El yıkandığı takd... Devamı

14 05 2008

BEŞİ BİR YERDE ÇAYI İLE ZAYIFLAYALIM

      Arkadaşlar meşhur beşi bir yerde çayını duymuşsunuzdur emenim yaz ayları yaklaştıkça bütün hanımlar kilo verme telaşında.Ben de sizlerle paylaşmak istedim bu konuyu konunun uzmanı değilim ama birçok diyet uzmanından duyduğum ve araştırdığım kadarıyla işe yarıyormuş hem doğal bitkiler olduğu için içim daha rahat.Bende aldım ve kullanmaya başladım günlük 3 bardak içiyorum 4 den fazlası tavsiye edilmiyor zaten tadı o kadar kötü değil aktarlarda bulabilirsiniz. Beşi bir yerde nasıl hazırlanıyor? Bir litre kaynamış suya birer çay kaşığı mate, yeşil çay, funda, biberiye ve kekik yaprağı atılır. On dakika demlenmesi beklenir ve süzülerek içilir. Baharın ilk günlerindeyiz. Yaza daha üç ay var. Bir başka deyişle kışın aldığınız kilolardan kurtulmanız için üç ay süreniz var. Bu süre yaza sağlıklı ve ‘fit’ girmek için yeter de artar bile. Peki ama nasıl yapmalı, hangi diyetisyene gitmeli, hangi diyetleri günü gününe takip etmeliyiz? Telaşlanmayın! Size bir diyet programı önerecek değiliz. Hemen her aktarda bulabileceğiniz beşi bir yerde formülü ile üç ayda 20 kilo vermeniz mümkün! Nasıl mı? Şöyle: Mate yaprağı, kekik, funda yaprağı, biberiye ve yeşil çaydan oluşan karışımı, günde üç fincan içmeniz yeterli. Biz söylemiyoruz, uzmanlar öyle diyor! Sağlıklı beslenme ve yaşam uzmanı Dr. Ender Saraç, doğal yollardan kilo vermenin insan sağlığı için büyük önem taşıdığını söylüyor. ‘Bitki yaprakları, dengeli bir şekilde kullanıldığında vücuttaki yağları yakmaya ve kolesterolü dengelemeye yardımcı oluyor’ diyen Saraç, bitki çayı diyetiyle ayda beş kilo vermenin mümkün... Devamı

12 03 2008

kalp krizi ve sıcak su

Çinliler ve Japonlar yemeklerinden sonra soğuk su değil sıcak çay içerler. Belki biz de yemekten sonra sıcak bir şeyler içme alışkanlığımızı onlardan edindik. Eğer yemeklerden sonra soğuk şeyler içiyorsanız bu yazı size hitap ediyor. Yemekten sonra soğuk bir şeyler içmek sizi rahatlatabilir. Ancak tükettiğiniz soğuk su katılaşarak yağlı bir madde haline döner ve yavaş bir şekilde sindirilir. Bu asitli tepkime bozularak bağırsakta katı maddelerden daha hızlı bir şekilde emilir. Bir kısmı bağırsağa yapışır. Kısa bir süre sonra tamamen yağ haline döner ve kansere yol açar. Yemekten sonra sıcak su veya çorba içmek en iyisidir. Kalp krizi hakkında önemli birkaç bilgi - Kalp krizi belirtisi her zaman sol kolun uyuşması değildir. Çenedeki şiddetli ağrıların da farkında olun. <******> İlk göğüs ağrınız kalp krizi sırasında gerçekleşmez. (Daha önce mutlaka göğüs ağrınız olmuştur). Mide bulantısı ve şiddetli terleme de önemli kalp krizi belirtilerindendir. Kalp krizi geçiren insanların %60 ı uyurken ölür. Göğüsteki ağrılar sizi uykudan uyandırabilir. Lütfen dikkatli olun ve olanların farkına varın. Bir kardiyoloji uzmanı diyor ki; Eğer bu mesajı okuyan herkes arkadaşlarına gönderirse bir hayat kurtarır. ... Devamı

18 01 2008

TÜRKİYE VE SİGARA

       Türkiye ve Sigara Türkiye'de halen 17 milyon sigara içicisi olduğu tahmin edilmektedir. Sigara alabilmek için Türk halkı ortalama günde peşin ve nakit olarak 17 milyon dolar harcamaktadır. Yıllık sigara harcamaları 6.5 milyar doları bulmaktadır. Bilimsel çalışma sonuçlarına göre sigara içen 17 milyon kişiden 4 milyonu hayatından 7 yıl, 4 milyonu 22 yıl kaybederek öleceklerdir. Türkiye verimli çağında, yetişmiş 4 milyon insan gücü kaybedecektir. Sigaranın neden olduğu 50 hastalık nedeniyle Türkiye'nin yıllık sağlık harcamasının 2 milyar dolar civarında olduğu hesaplanmaktadır. Türk vatandaşları sigara satın almak ve neden olduğu hastalıkları tedavi ettirmek için yılda 8.5 milyar dolar harcamaktadırlar. Sigara neden benzeri olmayan bir sağlık sorunudur Her dozu zararlıdır. Vücudun her kısmına zarar veren binlerce kimyasal içerir. Yüksek bağımlılık yapıcı etkiye sahiptir. Dünyanın en güçlü endüstrisi tarafından saldırgan reklam ve promosyon taktikleri ile satılır. Sadece kullanana değil, maruz kalana da zarar verir. Üreticinin önerdiği gibi kullanıldığında kullanıcıyı öldürür.   400 sigarayla yapılmış bir deney bu.günde 1 paket sigara tüketen bir kişi için 20 gün 2 paket içen bir kişi için 10 gün içtiği sigara adedi kadar.Yıllarca sigara içerek vücuda nasıl eziyet ettiğinizi izleyin ve görün.   http://blog.haberturk.com/worldandmessage/yaziD.asp?yID=51010&kID=111   www.ssuk.org.tr bu yazıyı http://sigarayibiraktim.blogcu.com/ aldım teşekkürler ... Devamı

05 01 2008

GRİP AŞISI HK. ÇOK ÖNEMLİ!!!!!!!

GRIP ASISI HAKKINDA -(mail geldi paylaşmak istedim)  Çok Onemli Sevgili arkadaslar,  Bu konuyla ilgili biraz aciklama yapip kimsenin basina gelmemesini de ozellikle diliyorum. Simdi bu hastaligi ve sonuclarini biraz anlatmak istiyorum. Babam 76 yasinda ve 65 yas uzerindeki herkesin olmasi onerildigi Grip asisini yaklasik 6 senedir her eylulde oluyor. Genel saglik durumu   yasina gore mukemmel olan babam ve annem yaklasik 6 ay Cesme'de yasiyorlar   ve bu aşı Cesme'de olmadigi icin 3 hafta once Izmir'den getirtiyorlar.   Bayramdan onceki pazartesi babamda dayanilmaz sirt agrilari basliyor ve   adale tutulmasi dusunulerek  Voltaren tedavisi yapiliyor fakat hicbir sonuc alinamiyor ve biz de tam bu sirada Bayram tatili icin onlarin yanina Izmire gittik.  bu arada Ankara'da Dr olan ablam  telefonla surekli kontol ediyor   babam da inatla Ankara'ya gitmeye direniyor;  sonucta bayramin birinci gunubabami banyoda yere dusmus bulduk ve bir daha ayaga kalkamadi Apar topar Ankaraya goturduk Teshisi zaten ablam asistanlik doneminde rastladigi bir hastayi hatirlayarak koymustu; hastaligin ismi"Guillian-Barre sendromu" grip asisinin yan etkilerinden biri hastalik  2 hafta kulucka devresinden sonra ortaya cikiyor virus vucudun immun sistemini yikiyor sinir uclarini   iltihaplandirip vucudun sinir sistemini reddetmesini sagliyor corap gibi   bacaklardan baslayip kollar akciger ve beyini de sarip 2 hafta icinde   olduruyor. Tek tedavisi özel bir ilacla oluyor ve maalesef 3.dunya   ulkerine bu ilaci Almanya cok az veriyor. ªu anda Ezcacilik odasinin elinde var ancak 550 hasta bekledigi icin stok yetmediginden v... Devamı

23 08 2007

RAHİM AĞZI KANSERİ

LÜTFEN SİZDE YAYINLAYIN. HPV ve rahim ağzı kanseri hakkında bilgilenmeniz amacıyla bu e-kartı  burada yayınlamak istedim Bu konuda daha fazla bilgi için lütfen www.rahimagzikanseri.org adresini ziyaret ediniz. Eğer yukarıdaki link çalışmıyorsa, aşağıdaki adresi kopyalayıp tarayıcınızın adres satırına yapıştırınız: www.rahimagzikanseri.org   Devamı

22 07 2007

Her İçeceğin Bir Saati Var

  Sıvı gıdaların tüketimi vücudumuzun hem sağlığı hem de güzelliği için çok önemli. Ancak her içeceğin de bir saati var.     Sağlıklı bir vücudun ihtiyaç duyduğu başlıca içecek su ama sağlığınız için diğer içeceklere de gün içersinde yer vermelisiniz. Çünkü organizmanın sudan başka sıvılara da ihtiyacı var. Ancak her içeceğin bir saati var. Organizmanın gün içersindeki taleplerine en iyi yanıtı verebilecek içeceği içmek kadar, ne zaman içmek gerektiğini de bilmekte yarar var. İşte uzmanların sıvı alımıyla ilgili önerileri: * Uyanınca 1 bardak ılık su için: Oda ısısında bekletilmiş 1 bardak su içmek, böbrek ve bağırsakların işlevini artırarak vücudu toksinlerden temizler. * Kahvaltıda 1 fincan kahve için: Kahvaltıda enerji veren bir içeceği tercih edin. Gün ortasına kadar sizi formda tutup, zihni uyarır ve konsantrasyonu artırır. * Ara öğünde 1 bardak taze meyve suyu için: Meyve suyu özellikle sıcak havalarda terle kaybedilen vitamin ve mineral tuzlarının geri alımını sağlar. * Yemekten sonra hazmı kolaylaştıran 1 fincan çayı tercih edin: Çay; hem hazmı kolaylaştırır, hem de içeriğindeki tein maddesi nedeniyle genelde bu saatlerde baş gösteren uyku halini engelleyerek canlılık verir.   (netten alıntı) ... Devamı

20 06 2007

DİKKAT ÇEKME HASTALIĞI EN ÇOK KADINLARDA GÖRÜLÜYOR

  Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ)  Araştırma ve Uygulama Hastanesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Asena Akdemir,  “dikkat çekme hastalığı”nın ilgi bekleyen ve fark edilmek istenen kadınlarda  daha fazla görüldüğünü söyledi.   Prof. Dr. Akdemir, İl Sağlık Müdürlüğünce düzenlenen “Psikiyatrik Aciller” konferansında,  konversiyon bozukluklarının organik neden bulunmaksızın ortaya çıkan bayılma, felç olma ve  duyu kaybı gibi nörolojik bir durum olduğunu belirtti. “Dikkat çekme hastalığı” olarak da bilinen  konversiyon rahatsızlıklarının gelişmiş ülkelerde ve eğitim düzeyi yüksek kişilerde daha az görüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Akdemir, bu hastalara kesinlikle “Senin bir şeyin yok” , ,denilmemesi gerektiğini kaydetti. Konversiyon bozukluğu olan kişilerin genellikle  kalabalık yerlerde ve kendisine ilgi gösterilmediği durumlarda fenalaştığını belirten Prof. Dr. Akdemir, şöyle konuştu: “Bozukluk kadınlarda daha fazla görülüyor. Örneğin, futbol maçının olduğu gün, konversiyon bozukluğu teşhisi ile hastaneye birçok kadın kaldırılıyor. Bunun en büyük nedeni, erkeklerin maç izlediği sırada eşine ilgi göstermemesi,... Devamı

12 06 2007

UYURKEN SÜTYEN TAKMAYIN

   meme kanserinin en onemli nedenlerinden birinin  araliksiz takilan SÜTYEN oldugu belirtildi. New York ta bulunan  Ulusal Saglik ve Uzun Yasam Kaynagi Merkezi, 4700 kadin uzerinde yaptigi  arastirmada, araliksiz sutyen takan kadinlarin, meme kanserinin en sık  goruldugu kesimi olusturdugunu ortaya cikardi. Sutyen kullanmayan kadinlarda kanser oraninin cok dusuk oldugunu belirleyen uzmanlar,    kadinlari gunde 12 saatten fazla sutyen  takmamalari konusunda uyardi.  Doktor Beverly Smith, duzenli masajin memelere kan akisini artiracagini,   boylece sutyenlerin gogus uzerindeki olumsuz etkisinin azalacagini    soyledi. ... Devamı

29 05 2007

YEŞİL VEYA SİYAH ÇAY

  Fincanı Sağlıkla Doldurun...Hatta Taşırın!     Yeşil veya siyah çay, hangisi olursa olsun sizin  kalp sağlığınızı korumanızda büyük faydaları vardır. Yeşil ve siyah çayların içerdiği maddeler, kalp rahatsızlıklarını bir dereceye kadar engelleyebiliyorlar. Fakat hangisinin daha yararlı olduğu tartışma konusudur. Yeni yapılan bir çalışma ışığında yeşil çay ve siyah çay arasındaki yarışın kafa kafaya bitebileceği  ortaya çıkarıldı. İkisinin de kalp damarlarda plak adı verilen sertleşmelerle meydana gelen koroner arter hastalığına karşı eşit koruma sağladığı belirlendi. Öneri: Total kolestrol seviyenizi 160 mg/dL  veya altına çekmek, Gerçek Yaş'ınızı 1 yıla kadar gençleştirebilir. Siyah, yeşil ve oolong çayları Camellia sinensis  olarak bilinen  bir bitkinin yapraklarından yapılır. Siyah ve yeşil çay arasındaki fark,  yaprakların işlem sırasındaki oksitlenme derecesidir. Ne kadar fazla oksitlenme olursa, çayınız o derece koyu kıvamda olur. Yapılan bir araştırma oksidasyon derecesinin  fazla olması ve  çay içeriğindeki flavanoid maddesiyle az da olsa etkili bir ilişki halinde olduğunu ortaya koyuyor. Aynı çalışma sonucunda  hem yeşil hem de siyah çayın  kan damarlarının iyileşmesini yönünde o... Devamı