05 04 2009

güzel bir yazı ve çıkarılıcak güzel bir ders...

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir. Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler.Berber adamın kulağına fısıldar:
var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..."
Berber
çocuğa seslenir: "Ali, buraya gel!".
Bunun üzerine çocuk sakince dükkana
girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi"
diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir banknot olduğu halde çocuğa
sorar: "Hangisini istiyorsan alabilirsin?" Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır. Berber işadamına döner ve gülerek: "Gördün mü? Sana söylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar.Çocuk
hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir : 
Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!"

Allah'ın bile insanlar hakkındaki

hükmünü, ömürleri sona erdikten sonra

verdiğine inanırken... Biz kim oluyoruz da insanları birkaç kez görmek,

iki-üç yazı okumak, birkaç dedikodu dinlemekle yargılama hakkına sahip olabiliyoruz!

16
0
0
Yorum Yaz