16 12 2008

gelincik hikayesi (hayvan)

Gelincik hikayesi
Uzaklarda bir köyde, kocasi, çocugu dogmadan ölmüs, tek basina yasayan
hamile bir kadin kendisine arkadas
olmasi açisindan dagda yaralı olarak buldugu bir gelincigi
evinde beslemeye baslar. Gelincik kadinin yanindan
bir an bile ayrilmaz. Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da, oldukça
uysallasir.Bir kaç ay sonra kadinin çocugu
dogar. Tek basina tüm zorluklara gögüs germek ve yavrusuna bakmak
zorundadir. Günler geçer ve kadin bir gün
birkaç dakikaligina da olsa evden ayrilmak ve yavrusunu evde birakmak
zorunda kalir. Gelincikle bebek evde yalniz
kalmislardir. Aradan biraz zaman geçerv e anne eve gelir. Gelincigi ve
kanli agzini görür. Anne çildirmisçasina gelincige
saldirir ve oracikta öldürür hayvani. Tam o sirada içerdeki odadan bir
bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir...
Ve odada beslediği besigin içindeki bebegi ve bebegin yaninda duran
parçalanmis bir yilani görür.

Einsteinin bir sözü vardır; İnsanlardaki önyargiyi parçalamak benim
atomu parçalamamdan çok daha zor.
                                         

İnce ve uzun gövdeli kuyruklu ve kısa bacaklı hareketli ve uzun boylu bir hayvandır. kuzey amerika türleri 17-18 cm boylarıyla en küçük karnivor türleri olarak bilinir dinyanın başka yerlerinde yaşayanlar ise 30-35 cm boyuda olabilmektedir...

0
0
0
Yorum Yaz