28 09 2008

BİR KADIN GİTTİĞİNDE



BİR KADIN GİTTİĞİNDE

kadınlar gittiklerinde arkalarında

daha büyük boşluklar bırakırlar.

Onlar bir gün çekip gittiklerinde, peşlerinde ‘yetim-öksüz’ kalan çok olur:

Mutfaktaki dolap, perdeler, kavanozun içindeki eski düğmeler, özenle saklanmış küçülmüş giysiler, dolap diplerindeki kurdeleler.. .

Sabah karanlığında mutfaktan gelen tıkırtılar susar, yetim kalmıştır tabaklar.

Bir kadın gittiğinde hep suyu unutulur saksıların.

Sık sık boynunu büker ’sarıkız’.

O teki kalmış eski bardağın anlamını bilen olmaz, değerini kimse anlayamaz krom hac tasının.

Balkon artık sessizdir, koridor kimsesiz.

Bir kadın gittiğinde…

Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci.. .

Bir anne gider…

Bir dost…

Bir arkadaş…

Bir sevgili…

Ne çok kişi yok olur bir kadın gittiğinde.

Hep böyle olur; bir kadın gittiğinde; övgüler, uyarılar, yakınmalar, dualar yetim kalır.

Kapı eşiğindeki ‘Dikkat et…’ duyulmaz, annesi gitmiştir ‘geç kalma’nın.

Kadınlar, arkalarında büyük boşluklar bırakarak giderler.

Bir kadın gittiğinde pek çok kişi gitmiştir aslında.

Ve bir kadın gittiğinde pek çok ‘yetim’ bırakmıştır arkasında

CANIM ANNEM NUR İÇİNDE YAT..............

 

28 eylül 1998 yılında annemi 57 yaşında kanserden kaybettim.

yıllar ne çabuk geçti  sensiz annem...tam 10 yıl olduuuu

 seni çok özledik....

 

ölüm geldiğinde demişlerdiki;

ölenin sevdiklerinin kalbinde 40 mum yanar.

hergün birisi söner.40.gün tek kalan o mum hiç sönmez sonsuza kadar yanar.

senin mumum da kalbimde yanıyo annem...

38
0
0
Yorum Yaz