www.nilss.blogcu.com



Site içi arama

Image and video hosting by TinyPic
nilss
Kategorilerim
Son eklenenler
Arkadaşlarım
Son 10 yorum
Bağlantılar
Online yorum

Hayatta her seçim bir....
Kaybediştir........
Seni kaybetmeyi seçeni...
Sen kazanmaya........
Çalışma........
Kalacak olan yerini.....
Gidecek olan yolunu....
BELİRLEMİŞTİR...
nilss....

My House on Web




Get your own Poll!













Fikrimuhim.com
Ana sayfam Profilim Arşivler Rss akışı


11/25/2009 - bayramınız kutlu olsun...izmir'e gidiyorum..kızım'a..

Kategori YASAM


yarın Allah kısmet ederse kızıma izmire gidiyoruz eşimle...

hepinizin şimdiden bayramınızı kutlayayım dedim...sevgimle kalın

 

yazılı bayram kutlama kartları

 

Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

8/10/2009 - küçük arkadaşım..

Kategori YASAM

beni önceden tanıyan arkadaşlarım hatırlayacaklardır geçen yıl da bu etkinliği size duyurmuştum ve ilginizi çekmişti ben yine katıldım daha zamanım var  daha çok zarf satın alabilirim şimdilik 2 tane ile başladım..biliyorum yine destek vereceksiniz..lütfen mail ve bloğunuzda yer yada link vererek destek olursanız sevinirim .insanı çok mutlu ediyor küçük arkadaşlarımızın mutlu olacağını düşününce...sevgimle kalın..nilss 

"Amca, zenginlikten insanlık iyidir..."

     Erkan Yıldırım, K. Maraş Muallim Hayrullah İlköğretim Okulu 5. sınıf öğrencisinden mektup
     (2002 Kampanyamızdan)
"Küçük Arkadaşım - Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası" Hakkında

"Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası"nın 10.suna başladık!
Aktif İleti (Dağıtım) olarak, 2000 yılından beri her öğrenim yılı başında düzenlediğimiz "Mektuplu Kırtasiye Yardımı Kampanyası" ile bugüne kadar, Edirne'den Van'a, Ardahan'dan Adapazarı'na kadar yüzlerce okulda 191.000'den fazla küçük arkadaşımıza kitap ve kırtasiye paketleri ulaştırdık.
Kampanyamızda paketleri doğrudan öğrencilere teslim ediyoruz. Teslim detaylarımızı web sitemizden takip edebilirsiniz. Pek çok öğrencinin yazdığı teşekkür mektuplarını da toplayıp sizlere ulaştırıyoruz. Tüm bu hizmetlerimiz ücretsizdir!
Daha önce kampanyalarımıza katılmış onbinlerce yardımseverin ve öğretmenlerin ziyaretçi defterimizdeki yorumlarını ve öğrenci mektuplarından bazılarını
www.aktif.com/mkyk/tr adresinden görebilirsiniz.

Kampanya 18 Eylül 2009'a kadar devam edecek.
Paket (A4 büyük zarf içinde) şunlar olacak:
1 adet kitap (öykü, Bilim Çocuk dergisi vb)
1 adet defter
2 adet kurşunkalem
1 adet kalemtraş
1 adet silgi
1 adet cetvel
1 adet kutu (6'lı) kuruboya
1 adet lolipop şeker
1 adet diş fırçası
1 adet küçük boy diş macunu
Ve bir de sizin mektubunuz! 
 
Lütfen zarfa belirlenenlerin dışında bir şey koymayın; diğer çocukları üzebilirsiniz!


KAMPANYAYA KATILMAK İSTERSENİZ:
A/Hazır paket siparişiyle katılmak için (adedi 5,00 TL);
https://www.aktif.com/mkyk/tr/index.asp ,
 
www.abonet.net adresinden, 0212 314 08 88 numaralı telefondan ya da mkyk@abonet.net mail adresine yazarak bize ulaşabilirsiniz.
(Mektubunuzu biz basıp paketinize koyuyoruz.)

Faks no: 0212 222 2710
Hesap no: Aktif İleti Kurye Hizmetleri A.Ş. Garanti Bankası 028-6296906 / İş Bankası 1188-0179010


B/ Ya da kendi hazırlayacağınız paketleri;
100 adetten fazla paketiniz olursa 0212 314 08 33'e telefon edin; gelip adresinizden ücretsiz alalım.
İstanbul merkezimize teslim edebilirsiniz.
(Adres: Aktif İleti AŞ PERPA Tic. Mrk. K: 13 No: 1970 Okmeydanı - İstanbul)
Posta / kargo ile adresimize gönderebilirsiniz.

(Lütfen zarflarınızın üzerine ad-soyad ve adresinizi yazmayı unutmayın. Takip etmeniz için gereklidir.)

Lütfen bu mesajı yurtiçi veya yurtdışındaki dostlarınıza da iletin.(mail..yazı nasıl isterseniz) Her iletim, çok uzaklardaki bir çocuğun daha kitaba, şekere ve yaşama sevincine kavuşmasını sağlayabilir!

Kampanya ile ilgili soru veya önerilerinizi
kucuk.arkadasim@aktif.com adresine yazabilirsiniz.

Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

5/9/2009 - anneme...bana...kızıma...ve bütün annelere...bütün kadınlar anne

Kategori YASAM

Bukett
Bir zamanlar dogmak üzere olan bir çocuk varmis. Ve dünyaya gidecegi gün Allah'a sormus:

"Bu kadar küçük ve korunmasizken dünyada nasil yasayacagim?"

Allah "Meleklerimin arasindan senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni hep koruyacak." diye cevap vermis.

"Ama lütfen söyle bana, burada Cennet' te hiçbirsey yapmadan sarki söylüyor ve gülümsüyorum, ben böyle çok mutluyum."

"Senin melegin de sana sarkilar söyleyecek ve sana hergün gülecek. Sen de o melegin sevgisini hissedeceksin ve mutlu olacaksin."

"Peki insanlar benimle konustuklarinda ben onlari nasil anlayacagim, ben onlarin dilini bilmiyorum ki."

"Melegin sana dünyadaki sözlerin en güzelini ve en tatlisini söyleyecek, ve görebilecegin en büyük sabir ve ilgi ile sana konusmayi ögretecek."

"O zaman seninle konusmak istedigim zaman ne yapacagim?"

"Melegin senin ellerini birlestirecek ve sana dua etmeyi ögretecek."


"Duydum ki dünyada kötü insanlar varmis. Beni kim koruyacak?"

"Merak etme, melegin seni hayati pahasina dahi olsa savunacak."

"Ama ben seni göremeyecegim için çok mutsuz olacagim."

"Melegin sürekli sana benden bahsedecek ve sana bana nasil tekrar ulasabilecegini anlatacak, ama beni göremesen de ben hep senin yaninda olacagim."

Tam o esnada Cennet'te ki huzur ortamina dünyanin homurtulari karismaya basladi. Dünyaya gitmek üzere oldugunu anlayan çocuk aceleyle son sorusunu sordu:

"Peki Allah'im simdi gitmek üzereyim, lütfen bana o melegin ismini söyler misin?"

"Melegin ismi önemli degil, sen ona 'Anne' diyeceksin


ANNELER
 GÜNÜMÜZ
KUTLU OLSUN...



Yorumlar (3) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

2/15/2009 - bende bu ödüle layık görüldüm...

Kategori YASAM

           Canım arkadaşım
              
http://aysemmutfakta.blogcu.com/
                     arkadaşlık ve dostluk ödülüne layık görmüş ve beni ödüllendirmiş..
                 teşekkürler ve sevgiler...


   Bu ödülü vermenin  3 kuralı varmış;
  
1- Seni ödüllendiren blogun linkini vermek
        2-Bu ödülü verdigin 7 blogun linkini vermek
           3-Seçilen blog yazarlarini durumdan haberdar etmek

     Benim bu ödülü tüm arkadaşlarım ve
    bağlantılarımdaki bloglara veriyorum   aslında,
   çünkü onları beğendiğim için blogumda linkleri var tabiiki...
   Ancak sınırlama getirildiği için ben de 7 bloga bu ödülü veriyorum

  1-http://hayalerdem.blogcu.com
  2-http://glnrylmz.blogcu.com/

   3-http://roz.blogcu.com
   4-http://gocmenkizi.blogcu.com

    5-http://yaseminozgen.blogcu.com
    6-http://1demethuzun.blogcu.com

    7-http://kiana.blogcu.com
                                                            hadi kolay gelsin....
  

Yorumlar (3) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

2/6/2009 - KARDELEN

Kategori YASAM


  Hayat akıp giderken avuçlarımızın arasından, durup nefes almak için
          ZAMAN ZAMANI…

aşağıdaki KARDELEN benim bahçemde dün açtı...bunu geçen yıl babam bahçesinden vermişti bahçede ilk açan çiçek demişti...
bahçesini,çiçekleri çok severdi bende bu özelliğimi ondan aldım sanırım,biliyosunuz ekim ayında BABAMI kaybettim...
kardelenler benim ne kadar önemli bu yıl......
BABAMIN BAHÇESİNDE  DE KARDELENLER AÇMIŞ.
BAHÇE VE KARDELENLER
BABAMSIZ.....ANNEMSİZ...
SESSİZ
kızkardeşim  hayal mezarına götürüp dikmiş.sağolsun



Kardelen çiçeği,  güçlü olmanın, direnişin ve saflığın sembolüdür...
Soğuğa ve buz tutmuş toprağa kafa tutan, yaşamını sürdüren, zarif ve bembeyaz rengiyle
yaşam mücadelesi veren bir nadide bir bitki..

Ama efsaneleşen birde öyküsü var:

Asırlar önce birbirini çok seven iki çiçek varmış. Bunlardan erkek olan,
sevgilisini o kadar çok seviyormuş ki, baharda açtıklarında
diğer çiçeklerden onu kıskanıyormuş.
Buna dayanamayan erkek çiçek, baharda binlerce çiçeğin içinde açmak ve
kalabalığın içinde kaybolmak yerine kışın dondurucu soğuğunda açarak,
canından çok sevdiği sevgilisini daha fazla görmeyi hayal etmiş.
Yine bahar gelmiş tüm çiçekler toprağı yedi renge boyamış.
Erkek çiçek, kışın kurduğu hayallerini anlatmış.
Dişi çiçek de sevgilisinin fikirlerini çok beğenmiş ve bir dahaki sefere
hiç kimsenin açmaya cesaret edemediği, kışın dondurucu soğuğunda açmak için
sözleşmişler. Bahar bitmiş, yaz geçmiş ve kış gelmiş.
Sevgilisine kavuşma hayalleri ile yerinde duramayan erkek çiçek,
karın bir yorgan gibi kapladığı toprağı delerek yeryüzüne çıkmış..

Bembeyaz karlar içinde o renkleriyle göz kamaştıran sevgilisini aramış, aramış, aramış...
Ama bulamamış. Ümidini yitiren erkek çiçek bir süre sonra üzüntüsünden
boynunu eğmiş ve soğuğun şiddetine daha fazla dayanamayarak
hayatını kaybetmiş...

Boynu bükük kardelen çiçeğinin hikayesi işte böyle...

İşte o günden sonra aşkı için kışın dondurucu soğuğuna bile aldırmadan
karların içinde açan çiçeğe KARDELEN ve ona sadık kalmayıp aldatan sevgiliye de
HERCAİ adı verilmiş.. Bu hikaye insanları çok etkilemiş olacak ki,
o günden sonra kardelen ve hercai adına sayısız şiirler yazılmış ve şarkılar
bestelenmiş. Bilimsel adı Galanthus olan kardelen ismi, Yunanca gala=süt,
anthos=çiçek kelimelerinden türetilmiş bir isim olup
süt gibi beyaz anlamında kullanılmakta.
Eski çağ bilginlerinin kardelene süt çiçeği adını vermelerinin sebebiyse,
onun o yıllarda bilinen en beyaz çiçek olmasından kaynaklanıyor.
Rengi ve görünüşü nedeniyle kardelen, her zaman saflığı, temizliği sembolize etmiştir.
Bu nedenlerle, çeşitli yabancı dillerde saflığın çiçeği, gelin çiçeği gibi isimlerle anılmış ve
Avrupa'da her şubat ayının ikisinde kutlanan festivalinin sembolü olmuş bulunuyor…!!!
 

Bir zemheri günü dirilir kardelen
Coşar türkü türkü yorulur kardelen
Kader ise eğer o da boyun eğer
Hoyrat eller değer vurulur kardelen

Yıllık bir görüşte ilk ve son gülüşte
Bir günlük bir düşte görülür kardelen
Kutsal bir toprağı öper gül dudağı
Sararır yaprağı ölür kardelen

Zemheride olsun sonsuzlukta buluşmak
İhanet olmasın baharla sevdamızda
Kardelen vakitsizliği desinler
Akşam ayaz ve beyaz yalnızlıkla örtülsün sevdalarım
Güle güle KARDELEN güle güle


http://aydanur42.blogcu.com/alıntıdır.tşk arkadaşıma.

 



Yorumlar (3) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

1/7/2009 - can yücelden...

Kategori YASAM


Yalnızlığa dayanırım da, bir başınalığa asla,
 Yaşlanmak hoş değil, duvarlara baka baka.
 Bir dost göz arayışıyla,
 Saat tıkırtısıyla....
 Korkmam geçinip gideriz biz mutlulukla,
 Ama;
 ''Günün aydın, akşamın iyi olsun'' diyen biri olmalı.
 Bir telefon çalmalı ara sıra da olsa kulağımda.
 
 Yoksa , zor değil, hiç zor değil,
 Demli çayı bardakta karıştırıp,
 Bir başına yudumlamak doyasıya.
 Ama; ''Çaya kaç şeker alırsın?''
 Diye soran bir ses olmalı ya ara sıra........
 
                                          CAN YÜCEL

       
  
Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

1/3/2009 - kış bahçemden görünüş....

Kategori YASAM




       ANKARA'DA KIŞ VE KAR......

            o kadar  çok kar yağıyor ki .... 
        bugün eşimle kış bahçemizin tadını çıkarttık...
    her yer gördüğünüz gibi bembeyaz oldu akşama doğruda
       saçaklardan buzlar   sarkmaya başladı...
    yılbaşı için ışıklarımızda çok güzel bir görünüm yarattı

                  güzel bembeyaz yıllar BİZİMLE olsun

            

Yorumlar (4) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

12/31/2008 - yeniyıl

Kategori YASAM


 Yeni yıla girerken, umut dolu olmak istiyorum.
Yeni yıla girerken, insanlardan ümidimi kesmemek istiyorum.
Yeni yıla girerken, insanların iyi niyetlerinden şüphe duymamak istiyorum.
Yeni yıla girerken, insanların, canlıları sevip korumak adına verdikleri mücadeleye inanmak istiyorum.
Yeni yılda, her canlının sevildiği ve saygı duyulduğu güzel bir ülke, güzel bir dünya istiyorum.
Yeni yılda, ortak gayesinin ne olduğunu asla unutmayan ve gayesinin gerçekleşmesi için diğerleriyle iş birliği yapabilen insanların artmasını istiyorum.


Yeni yılda, küçük egolu, büyük insanlar görmek, tanımak istiyorum.
Herkese iyi seneler, mutlu yıllar diliyorum…

Yorumlar (6) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

12/11/2008 - HAFTANIN HİKAYESİ

Kategori YASAM

Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış.

Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar.
Hemşireler, önce pansum
an yapmışlar ve 'biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini' söylemişler.

Yaşlı bey huzursuz lanmış; 'acelesi olduğunu, röntgen istemediğini' söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
'Eşim huzur evinde kalıyor.
Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim,
gecikmek istemiyorum'

    demiş.

'Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz' deyince.

Yaşlı adam üzgün bir ifade ile

 'Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor'

demiş.
Hemşireler hayretle 'Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün
onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?' diye sormuşlar.

Adam buruk bir sesle

'Ama ben onun kim olduğunu biliyorum'

                                                                demiş.

             HAYATTA 4 SEYİ TELAFİ EDEMESSİNİZ!!

                  ATTIĞINIZ TAŞI…

                            SÖYLEDİĞİNİZ SÖZÜ…

                                KAÇIRDIĞINIZ FIRSATLARI…

                                  VE

                 KAYBETTİĞİNİZ ZAMANI…

                 TELAFİYE İHTİYACINIZ OLMAMASI DİLEĞİ İLE…



Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

6/18/2008 - NE YAPTIN BU GÜN !!!!!!!

Kategori YASAM
Adam aksamleyin is cikisi eve geldiginde evin bahcesinin karmakarisisk oldugunu görmüs... sal
üc cocukta bahcede camurlar icinde oynuyormus  bos yemek kutulari ve icecekler etrafa dagilmis karisinin arabasi garajin önünde, bir kapisi acik yamuk park edilmis. Evin icine girdiginde durum daha vahim bir hale dönüsmüs.
Giristeki halinin bir ucu kivrilmis havaya kalkmis ve abajur masanin üzerine devrilmis, salondaki televizyonun sesi sonuna kadar acikcizgi filim kanalinday mis, televizyonun üzerinde yarisi icilmis meyve suyu bardagi ha döküldü ha dökülecek vaziyetteymis. yersıl
Oturma odasinda yerler oyuncaklar ve cocuk kiyafetleriyle dolmus,kek mutfaga girdiginde lavobonun ici hala sabah bulasiklariyla doluymus hattakirilan bardagin bir parcasida masanin altindaymis, bulasüst tarafa yöneldigignde merdivenlerdeki elbiseleri farketmis.Telasla karisininbasina kötü birsey geldigini yadahastalandigini düsünerek hizla kosmaya baslamis.
Misafir odasina geldiginde karisinin kanepeye uzanip kitap okudugunu görmüs,oku kadin kocasinin geldigini görüp kafasini kitaptan kaldirirp gülümseyerek hosgeldin demis günün nasil gecti? Adam cevaplamis  herzamanki gibi ..
Ardindan saskinlikla sormus ne oldu bugün böyle ? karisi gülümseyerek hafifce
 dogrulmus ve sen her aksam eve geldiginde bu gün ne yaptinki demezmiydin... adam   evettt..kadinyerinden kalkip kocasinin yanina gelmis ve güzelll 
       bu gün her gün yaptıklarımı yapmadım sadece... 


http://gurbetci66.blogcu.com/ arkadaşıma tşk yazısını bloğunda çok beğendim ve sizlerle paylaşmak istedim..
Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

5/19/2008 - 19 MAYIS ATATÜRK'Ü ANMA GENÇLİK ve SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLS

Kategori YASAM

BENİM NACİZ VÜCUDUM ELBET BİR GÜN TOPRAK OLACAKTIR ANCAK TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLELEBET PAYİDAR KALACAKTIR.


Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

4/28/2008 - adamın biri...

Kategori YASAM
 
BAYANLARA  SAYGILARIMLA... BEYLER Bİ DAHA DÜŞÜNSÜN DERİM...
Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden
Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor:
-'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin
rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, bir
gün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı
görmesini sağla.'
Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah
karısının bedeninde uyanıyor.
 Hemen yataktan fırlıyor.
 Eşinin kahvaltısını hazırlıyor.
 Çocuklarını uyandırıyor.
 Elbiselerini hazırlıyor.
 Onların da kahvaltılarını yaptırıyor.
 Beslenme çantalarını hazırlıyor.
 Çocukları okula götürüyor.
Eve d önüp, evi toparlıyor.
Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor.
Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon
faturasını ödemek
 için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve
temizlikçiye
>uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor.
 Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor. <******>

Bu arada öğlen oluyor.
 Evi süpürmeye başlıyor.
 Eşyaların tozunu alıyor.
 Mutfağı siliyor.
Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor.
 Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor.
 Yolda onlarla sohbet ediyor.
Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor.
 Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma
masalarına oturmalarını
 sağlıyor.
 Süt ve kek getiriyor.
 Bu arada yıkadığı çamaşırl arı ütülemesi gerekiyor.
 Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar
vaktinin kaldığını
 fark ediyor.
 Hemen patatesleri soymaya başlıyor.
 Salata malzemelerini yıkıyor.
 Pilav için pirinci ıslatıyor.
 Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor.
Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları
yerleştirirken buluyor.
 Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor.
Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor.
 Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri
kontrol ettikten
 sonra çocukları yatırıyor.
 Onlara hikaye okuyor.
 Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona
dönüyor ki, eşi onu
 yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün
gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevş emesi
gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.

Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor :
 -'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımın
hayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen
beni eski halime döndür.'

 Allah cevap veriyor :

 -'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama
maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.
Yorumlar (1) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

2/4/2008 - TÜRK KAHVESİ

Kategori YASAM

Ehl-i keyfin keyfini taze çekilmiş , taze elden pişmiş , taze kahve tazeler
...:cyclops:
Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre
değişir...  Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin
dostun ağlarken içtigin kahvenin tadı kederlidir... Kahve telvesine

yüreginin acısı karışır. 

Bir pazar öğle sonrası annenin ;
"hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve
huzurludur...:cyclops:
Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük
bir gülümsemedir...  Bir gece vakti zil zurna sarhoş birinin içtiği kahve
düşülen kuyudan çıkma çabasıdır... Koyu kıvamlı  kahverengi bir ipe tutunur
çıkarsın ...
çıktığın an uyuyakalırsın...
  ferahlıktır!!! 

 Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin 
üzerinde yüzer...  Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve
yalnızlıktır...Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır... 
Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az
şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır  dumanı tüter ve kokusu
büyülüdür... :cyclops:

 Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve başkadır... Isıtır
insanın içini...  Yorgun olduğunda içtiğin kahve hafifletir seni... Kendine
getirir, unutturur günün ağırlığını...  Kahve aynı kahvedir belki...
köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama içilen kahveler ruhunun
süzgecinden geçer ve tadlari degişir... Her kahve aynı değildir bu
yüzden...Ferah kahvelerin olsun ...:cyclops:
İyi haftalar ve bu hafta içtiğin kahveler benden  Afiyet olsun !

Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

1/3/2008 - CAN DÜNDAR 2008 yılının ilk yazısı;

Kategori YASAM

 

2008 yılının ilk yazısı;

BU YILINIZI İYİ GEÇİRDİNİZ Mİ?

Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için hiç sevindiniz mi?
Bu yıl hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl yeni doğmuş bir bebek parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelinceye kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç suda taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez farkettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi bir çok küçük şeye bağlı olduğunu
hiç düşündünüz mü bu yıl?
Yeni yılda düşünün!
Baharda hemen yayılın çimenlerin üzerine...
Acele edin, er veya geç; çimenler yayılacak üzerinize...



                                             Can Dündar

Yorumlar (yok) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

12/26/2007 - KAHVE.....

Kategori YASAM

Bir grup kariyer yolunda ilerleyen yeni mezun, eski
 universitelerindeki profesorlerini ziyaret icin biraraya
 gelirler. Sohbet, sonunda işin ve hayatın stresinden 
şikayetlenmeye döner.
 Misafirlerine kahve ikram etmek isteyen profesor mutfaga gider

 ve yanında büyuük bir termos icinde kahve ve porselen, plastik,
 cam, kristal olmak uzere degisik tarzda ve 

ucuz görünenden, pahalı ve hatta çok özel Olanlarina kadar
 degisik 00003909.gifkahve bardakları ile
 gelir.
 Herkes bir bardak secince, profesor şöyle söyler:
 Farkettiyseniz, tum pahalı görünen bardaklar alındı ve geriye
 ucuz görünümlü, sade bardaklar kaldı. Kendiniz için
 en iyi olanı istemeniz normal olsa da, bu sizin stresinizin ve 
problemlerinizin kaynağı
 aslında. Emin olun ki, bardağın kendisi kahvenin kalitesine hiç
 bir şey katmaz.
çoğu zaman, sadece daha pahalıdır ve hatta bazı durumlarda da
içtigmizi saklar.
Hepinizin aslında istediği kahveydi, bardak degil, ama bilincli
olarak en iyi bardaklara yöneldiniz ve sonra birbirinizin
bardağina bakmaya başladınız. 
Sunu bir düşünün: Hayat kahvedir. İs, para ve toplumdaki
 konumunuz da bardaklar. Onlar hayatı tutmak icin sadece
 araclardir ve seçtigimiz bardak yaşadığımız hayatın kalitesini 
belirlemediği gibi değistirmez de. Bazen sadece bardağa
 odaklanarak Tanrının sunduğu kahvenin
 tadını çıkarmayı unuturuz. Kahvenizin tadına varın! En mutlu

 insanlar her seyin en iyisine sahip degildirler. Sadece her 
seyin en iyi sekilde tadını çıkarlar. Basit yaşayın. Cömertçe
 sevin. Birbirinize derinden itina gosterin..
Nazik olun. Gerisini Tanrıya bırakın.

kahvenizi nasıl alırdınız....afiyet olsun ....

                     :cyclops:

Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

12/6/2007 - KAYBEDİLEN DAVA

Kategori YASAM

Amerika da ünlü bir avukatın kaybettiği tek dava:

 

Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Ama karısının cesedi ortada yoktu.

Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu.

 

Kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu: 

"Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi ona kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek... 

 1, 2, 3, 4, 5, 6,  7, 8, 9,10 

Bütün jüri kapıya döndü. Kimse girmedi içeri.

 

Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:

 

"Bakın, siz de kadının öldüğüne inanmıyorsunuz. Çünkü hepiniz içeri girecek diye kapıya baktınız. İşte kararı buna göre vermenizi talep ediyorum."

 

Ancak jüri ünlü futbolcuyu suçlu bulduğunu bildirdi ve dava bu şekilde sonuçlandı.

 

Mahkeme çıkışında avukat, jüri başkanına yaklaştı: 

"10' a kadar saydığımda siz de diğer üyeler gibi kapıya baktığınız halde neden böyle bir karara imza attınız?"

 

"Doğru" dedi jüri başkanı; "Ben de kapıya baktım, ama müvekkiliniz kapıya bakmıyordu."

  

   

En iyi analist herkes bir noktaya bakarken, o noktaya yönelen bakışları izleyen kişidir

Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

12/1/2007 - YAŞANMIŞ GERÇEK OLAY

Kategori YASAM
Adamın biri arabasıyla giderken yolda
 bir yolcu alır arabaya.... 
adam arka tarafa biner....   
- eee hemşerim kimsin nereye gidersin...der....
yolcu
- ben Azrailim..canını almaya geldim der......
şöför alaycı bir tavırla
- sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi 
Azrail olurmu hiç der....
yolcu sakin bir tavırla sen daha önce 
Azrail gördünmüde tarif ediyorsun
der...
ve ekler yolcu....
- inanmadın bana öylemi der....şöför
- inanmadım tabii der......yolcu
- o zaman 200 metre ileride 
bir adam daha alacaksın der.....
gerçekten de adamın dediği gibi şöför 
200 metre ilerde bir yolcu daha  alır..
ama yolcu ön tarafa oturur...
olaylar bundan sonra daha da >
enteresanlaşır.....
şöför yanındakine...
- ee sen klimsin nereye gidersin der...
.öndeki
- abi ben merkezde biryerde 
indirirsen çok sevinirim 
adım felanca der......şöför
- yav şu arkadaki adam bana Azrailim diyo
 görüyonmu şu herifi
hem iyilik ediyoz
 hemde dalga geçiyor zibidi der....
öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur....
öndeki
- abi arkada kimse yokki.....
şöför hışımla arkaya bakar ve
- körmüsün be adam arkada oturuyorya der.....
öndeki arkaya bir daha bakar ve
- abi senin kafan iyimi 
yoksa dalga mı geçiyorsun der...
bu sefer arkadaki söze girer....
- gördünmü der öndeki beni ne duyabilir 
nede görebilir derşöföre. 
şöför bir anda dizlerinin bağı çözülür
bet beniz atar....
arkadaki şöföre...
- hadi der arabayı kenara çek 
2 rekat namaz kıl canını alacamder.....
 şöför ağlamaklı çaresiz bir şekilde 
arabayı kenara çeker ve iner arabadan.....
sonra....
sonra ne olmuş biliyormusunuz?????
adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar...:)) 
Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

11/27/2007 - BUGÜN BENİM DOĞUM GÜNÜM......

Kategori YASAM

     Bugün tam 50 yaşıma geldim.

 

           

        artık ellili yıllar başladı..

                               

                  acısıyla...tatlısıyla ...

                                    koskoca 50 yıl.......

Beni yoran ilişkiler, yeni tanısmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya basladım.

 ilişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde oldugu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.

 Yapmacık, inanmadan konuşmak istemiyorum artık. Beni anlamayanlarla konuşmak cümle kirliliği yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.

 İstedigime istedigimi deme özgürlügüne sahibim, eleştirme hakkını olusturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var.

 "Ben demistim" ,"ben bilirim","ben zaten anlamıştım", sendromunda olanlarla arkadaşlıkları bir kez daha sorguluyorsun.

 İliskilerini sadelestirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun. İyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum.

Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden ayrı düşenler kalıyor.

 Zamanın ne kadar kıymetli olduğunu öğreniyorsun buralara kadar gelirken. Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de öğrendim gide gele.

 Boş geçen her saniye degerli artık. Daha yapılacak çok sey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.

 Gerektiğinde "HAYIR" demeyi ögrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektigini, zamanı geldiginde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.

 Sevgi paylasıldıkça oluşuyor, olgunlaşıyor. Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce göstermedigim sevgi,anlayis ve ilgiyi göstermeye çalışıyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor.

 ben biliyorum ki yaşamadan hiçbir şey ögrenilmiyor.

 Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.Ayıp, günah ya da ne derler korkuları çoktan geride kaldı .

 Sonra  anneni daha sık düsünüyorsun ve hatta anlıyorsun. İste bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.

 Yaşamıslığın, görmüşlüğün, geride kalmış üflenmis doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliginden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.

 Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yaşadıgına göre degişiyor bu olgunluk çagına ermek. İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.

 Kendi dünyanın küçüklügünü keşfetmek ve buna ragmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor. Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum.

sevgiyle kalın...



Yorumlar (11) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

11/26/2007 - BENİ SEVİYOMUSUN?

Kategori YASAM

 Genç kız delikanlıya sorar: "Benden hoşlanıyor musun?"
                                                                                          Çocuk hayır diye cevap verir.
          Kız sorar: "Beni sevimli buluyor musun?"
                                                                                         Çocuk hayır diye cevap verir.
        Kız sorar: "Kalbinde yerim var mı?"  

                          

      Çocuk hayır diye cevap verir.
Kız sorar: "Peki gidersem benim için ağlar mısın?"
                                                             

     Çocuk hayır diye cevap verir.
Kız üzgün gitmek üzere arkasını döner.
                   Çocuk onu kollarına, alır ve:
              Ben senden hoşlanmıyorum, seni seviyorum…...

Seni sevimli degil baş döndürücü buluyorum…

Kalbimde sana yer yok, benim kalbim sensin ……

        Ve senin arkandan ağlamam, senin için ölürüm!!! der.

 

                                                                                                       

 

 

                                                                                                                                       

Yorumlar (3) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

10/21/2007 - ŞEHİTLER ÖLMEZ VATAN BÖLÜNMEZ

Kategori YASAM

         

  NE MUTLU

       

TÜRKÜM

            DİYENE....

Yorumlar (2) :: Yorum Gönder! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Bannerim

SABLON DUZENLEME MURATENA.BLOGCU


More Cool Stuff At POQbum.com

<
nilss