12/4/2009 - Ankara'ya dönüş
yolculuk bitti..gittik ve dün geldik..çok güzel geçti izmir gezisi..
kızımla güzel bir bayram geçirdik...
28 kasım benim doğum günümdü..hediyeler aldım...
eşim bizi izmir kordonda denize karşı yemeğe götürdü...
...SEVDİKLERİMİN ARASINDA YAŞLANMAK GÜZEL ...
gelelim gezmelere....
NAZARKÖY( BONCUK KÖY)


Anadolu`nun 3 bin 500 yıllık kültürü ``mavi nazar boncuğu`` ve nazar boncuğu motifi kullanılarak stilize edilen objeler, 30 ülkeye ihraç ediliyor.
-NAZAR BONCUĞU YAPIMI-
Nazar boncuğu çamur ocaklarda, çam odunun yakılması, camın bin-bin 200 derecede ``macun haline`` gelmesiyle yapılıyor.
Kor halindeki cam, kırmızıdan laciverte dönüşürken, üzerine sırasıyla ocaktan alınan beyaz, sarı ve lacivert noktalar yerleştiriliyor.
-NAZAR BONCUĞU İNANCI-
İnsanlık tarihi boyunca, her kültürde ve dinsel inançta göz figürü,
kötülükleri savan güçlü bir tılsım olarak kabul ediliyor.
Nazar boncuğu imali..
Anadoluda binlerce yıllık geçmişi olmasına rağmen,
günümüzde unutulmaya yüz tutmuş,
önemli el sanatlarımızdan birisidir.
İzmir'in Kemalpaşa ilçesine 7 km uzakta bulunan Nazarköyde bu el sanatı adeta yeniden hayat buluyor.
Bu şirin köyümüz Kemalpaşa Torbalı yolu üzerinde yoldan 1 km kadar içeride ve Nif dağının yamacında.

Eski bir dere yatağının üzerinde kurulmuş olduğundan Kuruköy ismini almıştır. 2007 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla da ismi Nazarköy olarak değiştirildi. Köyün geçim kaynağı tarım, hayvancılık ve nazar boncuğu imalatıdır. Yeşiller içerisindeki bu sevimli köy, boncuk atölyelerinin fazlalığı nedeniyle Boncuk Köy olarakta bilinir.
Nazarköy’de 1950 yılından beri nazar boncuğu üretimi yapılmakta. Buralardaki atölyelerde imal edilen nazar boncukları ve bunlardan yapılmış süs eşyaları doğal güzellikleriyle büyük beğeni görmekte. Boncuk Köy'ün köy meydanında ziyaretcileri sıcak bir ilgiyle karşılayan köy halkı atölyelere kadar size eşlik ederek boncuk imalatını ayrıntılı olarak anlatıp bu konuda bilgilenmenizi sağlar(alıntı)

ben o kadar zorlandımki....ama en büyüğünü alıverdim
Şirince Köyü eski kaynaklarda "Dağdaki Efes" adıyla anılması bu köyün köklü bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedir. Köyün geçmişteki Çirkince ismine deyin anlatılan o ki, dağdaki köyün varlığını gizlemek için Ayasuluk (Selçuk İlçesinin eski ismi) ' da ve başka yerlerde Çirkince denip durulurdu. Çirkince olarak telaffuz edilen isim 1930'larda İzmir valisi Kazım Dirik Paşa emriyle Şirince 'ye çevrildi. Şirince köyü geçen yüzyıldaki kentsel dokusunu aynen korumuştur.
Meyve, Ev şarapları ve geleneksel yemekleri, otantik yapıları ve yaşantısı ile Egenin en güzel köylerinden biridir. Suyu bol, toprağı bereketli ve havası güzeldir. Köyü mimarı yapısı diğer köylerden farklı olup, tüm evler kagir, çok pencereli ve pencere ebatları aynı oranda yapılmış 2 katlıdır. Balkonları asma balkon olarak yapılmış, bodrum kat kiler ve mutfak olarak kullanılmıştır. Evlerin pencere kenarları ve saçakları resim ve kuş motifleriyle süslenmiştir. Köyde iki kilise, restore edilmiş bir okul ile 40'a yakın manastır bulunmaktadır.
Şirince Türk göçmenlerinin bağcılığı sürdürmesi sayesinde bugün ev yapımı şarapçılığı ile tanınıyor. Buranın en büyük özelliği ise üzümün yanı sıra şeftali, ayva, kavun, dağ çileği, nar, yaban mersini, karadut ve böğürtlen gibi toplam 20 meyveden şarap üretilmesidir.(alıntı)
BURAYI GÖRMEDİYSENİZ MUTLAKA GİTMELİSİNİZ EFES YAKINLARINDA...

tadım yaparken...
en çok vişne şarabını beğendimmm ve ev yapımı nar ekşisi aldım...
aldığınız şeyleri bez torbalara koyuyorlar
hemde çevreciler ...
eşimle..

kızımla bostanlı sahilindee..
(yere atılan çekirdekleri biz yemedik..)
|